
Bank of America’dan Kritik Piyasa Sinyali: S&P 500 Duyarlılığı Gerilerken Kazanç Beklentileri Güçlü Kalıyor
Bank of America’nın yatırımcı duyarlılığını ölçen ve piyasa stratejilerinde önemli bir referans olarak kabul edilen Satış Tarafı Göstergesi’nin Mart ayında yüzde 56,0 seviyesinden yüzde 55,7’ye gerilemesi küresel hisse senedi piyasalarında risk iştahının sınırlı da olsa zayıfladığını ortaya koyarken bu gelişmenin stratejistlerin hisse senedi tahsis önerilerinde uzun süredir ilk kez aşağı yönlü bir değişikliğe gitmesiyle paralel ilerlediği görüldü ve söz konusu düşüşün arkasında S&P 500 endeksinin Mart ayında yüzde 5 gerileyerek son bir yılın en zayıf aylık performansını kaydetmesi ile birlikte jeopolitik gelişmelerin ve küresel belirsizliklerin yatırımcı algısını olumsuz etkilemesinin yer aldığı ifade edildi ve yaklaşık 30 baz puanlık gerilemenin daha önce yaşanan daha sert düşüşlere kıyasla sınırlı kalmasına rağmen göstergenin halen “Sat” sinyaline daha yakın konumda bulunması piyasalarda temkinli bir yaklaşımın sürdüğünü ortaya koyarken mevcut seviyenin geçmiş piyasa zirvelerinin altında kalması yatırımcı güveninin tam anlamıyla güçlenmediğini gösterdi ve göstergenin mevcut seviyesinin önümüzdeki 12 ay için yaklaşık yüzde 12,5’lik bir fiyat artışı potansiyeline işaret ettiği belirtilirken Bank of America’nın yıl sonu için S&P 500 hedefini 7.100 seviyesinde koruduğu ve hisse başına 310 dolar kazanç tahminini sürdürdüğü ifade edildi ve bu tahminin yıllık bazda yüzde 13’lük bir büyümeye karşılık geldiği vurgulanırken Mart ayında kazanç beklentilerinde yaşanan yüzde 2’lik artış ve konsensüs büyüme tahminlerinin yüzde 17 seviyesine yükselmesi orta vadeli görünümün güçlü kaldığını ortaya koydu ve endeksin ileriye dönük fiyat-kazanç oranının geçmiş zirvelere kıyasla daha düşük seviyelerde bulunmasının değerleme açısından destekleyici bir unsur olduğu ifade edilirken Bank of America ekonomistlerinin ABD büyüme tahminini enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle yüzde 2,8’den yüzde 2,3’e çekmesi ekonomik görünümde belirli risklerin sürdüğünü gösterdi ancak enerji maliyetlerinin şirket kârlılıkları üzerindeki sınırlı etkisi nedeniyle genel kazanç büyümesinin güçlü kalmasının beklendiği ve bu durumun piyasalarda temkinli iyimserliğin devam etmesine katkı sağladığı belirtildi.