
Japonya’da Ekonomi Alarm Veriyor: Yen Zayıflarken Müdahale Beklentisi Artıyor
Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler Japonya ekonomisini döviz kuru ve faiz oranları üzerinden baskı altına alırken Japonya Merkez Bankası ile maliye yönetimi piyasalara müdahale edebileceğine dair güçlü sinyaller vermeye devam ediyor ve özellikle yenin değer kaybı ile tahvil getirilerindeki oynaklık yatırımcıların odağında yer alıyor, Japonya Merkez Bankası Başkanı Kazuo Ueda parlamentoda yaptığı açıklamada uzun vadeli faiz oranlarının piyasa dinamiklerine göre belirlenmesi gerektiğini ifade ederken ani yükselişlerin önüne geçmek için esnek tahvil alım operasyonlarının sürdürüleceğini vurguladı, Maliye Bakanı Satsuki Katayama ise yenin değer kaybının hanehalkı üzerindeki maliyet baskısını artırdığına dikkat çekerek gerektiğinde müdahale edilebileceğini belirtti, yatırımcıların güvenli liman olarak dolara yönelmesi yen üzerindeki baskıyı artırırken USD/JPY paritesi kritik eşik olan 160 seviyesine yaklaşarak 159,40 bandında işlem görmeye başladı, bu gelişmeler Japonya Merkez Bankasının para politikası beklentilerini yeniden şekillendirirken analistler bankanın bu hafta faizleri sabit tutmasını ancak daha şahin bir yönlendirme yapmasını bekliyor, artan enerji maliyetleri ve zayıf döviz kuru enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı oluştururken ekonomistler Japonya ekonomisinin stagflasyon riskleriyle karşı karşıya olduğunu değerlendiriyor, piyasalarda Nisan ayında faiz artışı ihtimali giderek güç kazanırken politika faizinin yüzde 1 seviyesine çıkarılabileceği yönünde beklentiler öne çıkıyor, Orta Doğu’da süren çatışmaların enerji fiyatlarını yukarı çekmesi Asya ekonomileri üzerinde ek bir baskı oluştururken özellikle enerji ithalatına bağımlı ülkeler bu süreçten daha fazla etkileniyor, ekonomistler Tayland, Singapur, Güney Kore, Pakistan ve Tayvan gibi ülkelerin artan maliyetler nedeniyle fiyat şoklarına karşı savunmasız hale geldiğini belirtirken jet yakıtı fiyatlarındaki artışın hava yolu taşımacılığında maliyetleri artırarak turizm talebini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor ve tüm bu gelişmeler küresel piyasalarda belirsizliğin arttığını ortaya koyuyor.