
Altın fiyatlarında dengeli ancak baskı altındaki görünüm sürüyor
Altın fiyatları küresel piyasalarda haftanın ikinci işlem gününde sınırlı bir yükseliş kaydetmesine rağmen dar bir bant içerisinde hareket etmeyi sürdürürken yatırımcıların temkinli duruşunu koruduğu ve piyasalarda net bir yön oluşmadığı dikkat çekiyor. ABD’nin İran’a yönelik başlattığı deniz ablukası, Orta Doğu’daki jeopolitik riskleri yeniden ön plana çıkarırken bu gelişmenin özellikle enerji piyasaları üzerindeki etkisi, altın fiyatlarının yönü açısından kritik bir belirleyici haline gelmiş durumda. Petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanan yükseliş, küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü baskılarken bu durum altın piyasasında hem destekleyici hem de sınırlayıcı unsurların aynı anda etkili olduğu karmaşık bir fiyatlama sürecine neden oluyor.
Spot altın fiyatlarının yüzde 0,5 oranında yükselerek 4.762 dolar seviyesine ulaşması ve vadeli işlemlerde de sınırlı artışların görülmesi, piyasada yukarı yönlü eğilimin tamamen kaybolmadığını gösterse de fiyatların geçtiğimiz hafta boyunca 4.700 ile 4.900 dolar aralığında sıkışmış olması, yatırımcıların güçlü bir trend oluşumu için henüz yeterli katalizör görmediğini ortaya koyuyor. Bu dar bant hareketi, piyasada hem alıcıların hem de satıcıların dengede olduğunu ve yatırımcıların büyük ölçüde veri akışı ile jeopolitik gelişmelere bağlı olarak pozisyon aldığını gösteriyor.
Dolar endeksindeki zayıflama, altın fiyatlarını destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkarken ABD dolarındaki geri çekilme, değerli metallere olan talebi artırarak fiyatların aşağı yönlü baskıdan kısmen kurtulmasını sağlıyor. Ancak buna karşılık enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları artırması, merkez bankalarının para politikası duruşunu daha sıkı hale getirebileceği beklentisini güçlendiriyor. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele kapsamında faiz artırımlarını sürdürebileceği ya da daha uzun süre yüksek faiz politikasını koruyabileceği yönündeki beklentiler, faiz getirisi olmayan altın için negatif bir unsur olarak öne çıkıyor ve fiyatların yükseliş potansiyelini sınırlıyor.
Öte yandan jeopolitik gelişmelerin seyrine ilişkin belirsizlik de altın piyasasında dalgalı bir görünüm oluşmasına neden oluyor. ABD ile İran arasında diplomatik temasların devam edebileceğine yönelik sinyaller ve olası bir ateşkes ihtimali, risk iştahını zaman zaman artırarak yatırımcıların daha riskli varlıklara yönelmesine yol açıyor. Bu durum, altının güvenli liman talebini sınırlayan bir faktör olarak öne çıkarken piyasalarda yön arayışını daha da karmaşık hale getiriyor.
ABD’den açıklanacak üretici fiyat endeksi verileri ise piyasaların en kritik gündem maddelerinden biri olarak öne çıkarken yatırımcılar bu verinin enerji maliyetlerindeki artışı ne ölçüde yansıtacağını ve enflasyonist baskıların devam edip etmediğini anlamaya çalışıyor. Geçtiğimiz hafta açıklanan tüketici fiyat endeksi verilerinde görülen yükseliş eğilimi, fiyat baskılarının halen güçlü olduğunu gösterirken bu durumun Federal Rezerv’in para politikası kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edebileceği değerlendiriliyor. Özellikle enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda, altın fiyatları üzerinde ek bir baskı oluşabileceği öngörülüyor.
Diğer değerli metallerde gözlenen yükseliş ise emtia piyasalarında genel anlamda sınırlı bir iyimserlik olduğunu ortaya koyarken gümüş ve platin fiyatlarındaki artış, yatırımcıların alternatif varlıklara olan ilgisinin sürdüğünü gösteriyor. Ancak genel tablo değerlendirildiğinde, jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerinin birlikte etkili olduğu bu süreçte altın fiyatlarının kısa vadede dar bantta dalgalı bir seyir izlemeye devam edeceği ve piyasanın yönünün büyük ölçüde küresel gelişmeler ile ABD’den gelecek ekonomik veriler tarafından şekilleneceği anlaşılıyor.